Keyifle Okuyabilceğiniz (Aksiyon-Korku) 10 Kitap

Marjinde Cinayet

Her büyük dedektifin kendine göre bir ortamı olur. Sherlock Holmes için o ortam, Edward dönemi İngilteresinin karanlık sokaklarıyla görkemli malikaneleridir. Miss Marple için İngiltere kırsalında bir köydür. Komiser Maigret için Paris’in bulvarlarıdır. Bu tür detektifler o yerlerin yalnız coğrafyasını bilmekle kalmaz, kurumlarını, insanlarını da bilirler. Kendi ortamlarında işlerin nasıl yürüdüğünü, insanların nasıl davrandığını çok iyi anlarlar. Marjinde Cinayet’in dedektif kahramanı Henry Spearman’ın da farklı bir ortamı vardır, ama o ortam hiçbir zamanla ya da mekânla sınırlanmış değildir. Onun ortamı, rasyonel insanın kafasının içindedir; o insana belli bir amaca ulaşmak için iki seçenek verildiğinde, her zaman maliyeti düşük olanı seçecektir. Spearman’ın esrarengiz olayı çözmesi, bu rasyonel insanın nasıl davrandığını anlamak ve tüm insanların rasyonel olduğunu varsaymak yöntemiyle gerçekleşmektedir. Bir iktisatçı olan dedektifimiz, insanların mantıksız görünen seçimlerinin arkasındaki gizli amacı keşfetmeye çalışıyor. İktisada Giriş derslerinde yardım kaynak olarak da kullanılan kitap, okuyucuya insan davranışlarının iktisadî analizlerini heyecan verici bir maceranın içinde sunuyor .

Gece Nöbeti


Bir yanda büyük şehir hastanelerinin baş döndürücü kalabalığında kazanılan deneyim ve başarılar; diğer yanda küçük bir kasabanın acil servisinde, mezarlık vardiyası da denen sakin gece nöbetleri.Bir yanda gece yarısı anlaşılamayan bir nedenle hastaneye bırakıldıktan sonra kaybolan yaşlı bir adam; diğer yanda her şeyden habersiz, patlamaya hazır birer saatli bomba gibi sokaklarda dolaşan kadınlar.Bir yanda bakıma muhtaç yaşlı bir anne, mutsuz bir kızkardeş ve parçalanmak üzere olan bir aile;diğer yanda kuşkular üzerine kurulu, kaçamak bir aşk.Ve hepsinin ortasında tek başına bir kadın doktor: Toby Harper. Başta mesleki itibarını kurtarmak için giriştiği onur mücadelesi, bir süre sonra karanlık güçlerin de dahil olmasıyla, ölümcül bir kedi fare oyununa dönüşüyor. Kayıp bir hastanın peşinde, kendisini tehlikenin tam ortasında bulan Toby Harper’ın heyecan dolu hikâyesi beklenmedik sonuyla kanınızı donduracak.”Yılın en heyecan verici romanlarından biri. Son derece inandırıcı ve canlı, aklınızdan çıkaramayacağınız bir kitap.”

Kıymık


Almanya’nın 1 numaralı polisiye yazarından nefes kesen bir gerilim romanı.Heyecanı her sayfasında yaşacağınız kıymık’ta bir sonraki sayfa için sabırsızlanacaksınız.Hayatınızın en kötü anılarını hafızanızdan silebilecek olsaydınız, yapar mıydınız? Peki ya yanlış giden bir şeyler olursa?Marc Lucas hayatında yaşayabileceği en kötü şeyi yaşar: Kendisinin sebep olduğu bir trafik kazasında karısını ve doğmamış çocuğunu kaybeder. Kazada yaralandığı zaman ensesine batan kıymığı her an hissediyor, ama gerçek yaraları daha derinde.Hayatı her geçen gün daha katlanılmaz hâle gelirken bir ilanla karşılaşır. Yeni bir deney için bir Psikiyatri Kliniği travma geçirmiş gönüllüler aramaktadır.Korkunç anıların pençesinde kıvranmadığınız bir hayat düşünün. Marc Lucas, bunun son şansı olduğunu anlar; artık karısını ve bebeğini unutması gerekiyor. Sonsuza dek. Ancak gerçek dehşet geçmişinde değil, geleceğinde yatmakta. Hastanedeki ilk testleri yaptırıp evine döndüğünde dünya artık onu unutmuş gibidir. Anahtarları kapıyı açmaz, kapısının üzerinde yabancı bir isim vardır ve kapı açıldığı zaman korkunç bir kabusa uyanacaktır.

Büyücü ve Cam Küre

Silahşor Roland, Eddie, Susannah ve Jake, Mono Blaine’in son saldırısından kurtulmayı başarırlar, ama bu kez de kendilerini korkunç bir virüsün kol gezdiği Topeka, Kansas’ta bulurlar. Uzaklardaki cam küreye ulaşmaya çalışırken, Roland dostlarına bir sahil kenti olan Hambry’de Susan Delgado adındaki kıza nasıl âşık olduğunu, dostları Alan ve Cuthbert ile birlikte John Farson’un ordusuna karşı nasıl çarpıştıklarını, cam kürenin de yardımıyla Orta-Dünya’daki son savaşın nasıl başladığını anlatır.“Muhteşem bir gerilim örneği! Okurlar Kara Kule serisinin dördüncü kitabında sonsuz bir duygu seline kapılacaklar.”

Leyleklerin Uçuşu

Göçmen kuşlardır leylekler. Her bahar Avrupa’ya gelir, yaz sonunda tekrar Afrika’ya doğru yola çıkarlar. Ama bu yıl geri dönmeyecekler.. Louis Antioche’un kayıp leyleklerin sırrını çözmek için çıktığı yolculuk kısa sürede kabusa dönüşür. Parçalanmış cesetler, nereden çıktığı belli olmayan katiller… Arayışı onu, Bulgaristan’daki Çingene mahallerinden işgal altındaki toprakların güneşte kavrulan kibutzlarına, Orta Afrika Cumhuriyeti’nin balta girmemiş ormanlarından Kalküta’nın araka sokaklarına kadar götürecektir. Hatta cehenneme kadar… Sınır tanımayan bir hayal gücü, kusursuz bir kurgu, tüyler ürpertici şiddet sahneleri, nefes nefese bir gerilim. Jean-Christophe Grange’yi bu tarzın zirvesine çıkaran, Kızıl Nehirler’i dünya çapında bir başarıya ulaştıran bu nitelikler, Leyleklerin Uçuşu’nda da var. Korkutucu bir yolculuk, şaşırtıcı bir kitap! “Kızıl Nehirler ve Taş Meclisi’ni okudum. İnanıyorumki biz polisiye roman yazarları çok sağlam, sıkı, sarkmayan, soluk soluğa okunan bir kurguyla, edebiyatın temel işlevi olan insan benliğine yolculuğu gerçekleştirebiliriz.” – Ahmet Ümit- “Yeni bir Stephen King, Soluk soluğa bir tempo, dozu hiç azalmayan bir gerilim, gerçeküstü şiddet sahneleri. Grange inanılmaz bir ustalık sergiliyor.”

Kara Kurt – Katiller Çetesi


Katiller Çetesi’nde heyecan Kara Kurt’la devam ediyor…

Nora’nın ortaya çıkardığı sırların ardından, Niklas ve Victor arasındaki iş arkadaşlığı da kardeşlik de derinden sarsılmıştır. Fakat Niklas her şeye rağmen yalnızca kendisinin başarıyla yerine getirebileceği düşünülen bir görev için İtalya’ya gitmeyi kabul eder. Çünkü bunu kardeşinin ihanetine karşı bir merhamet ya da bir intikam fırsatı olarak görmektedir.Öte yandan Niklas’a İtalya’da Izabel ve çetenin yeni üyesi Nora da eşlik edecektir. Gelgelelim İtalya’da Birlik’in düşündüğünden çok daha zorlu bir süreç yaşanacak ve çete üyeleri hiç beklenmedik olaylarla yüzleşip zor kararlar vermeye mahkûm edileceklerdir.

Gece Yarısını Dört Geçe

Amerikan edebiyatının kelime sihirbazı olarak tanımlanan King bu eserinde bizlere dört novella sunuyor. King’in hikâyelerinin her biri, insan doğası ve bilinçaltının karanlık köşelerinde gizlenen yüzleşemediğimiz korkuları kaşıyarak tüm duyularımızı alarma geçiriyor. King’in roman kurgusu içinde uygulamaktan vazgeçmediği, olay eşliğinde sürdürdüğü detaycılığı korku ve gerilim romanlarını seven okurların keyfini katmerliyor.Gece Yarısını Dört Geçe’nin ilk hikâyesi olan Umacılar’da, bir jetin içindeki bazı yolcuların zaman yırtılması içinde kaybolmaları; Gizli Pencere, Gizli Bahçe’de bir yazarın ve onu kendi eserini çalmakla suçlayan bir psikopatın haklılıklarını kanıtlamak için gösterdikleri çaba; Kütüphane Polisi’nde aldığı kitapları geri vermeyi unutan orta yaşlı bir işadamı ile hayatı emen şeytani bir varlık olan kütüphaneci arasındaki mücadele; son hikâye olan Güneş Köpeği’nde ise 15 yaşındaki bir çocuğun doğum gününde hediye edilen bir fotoğraf makinesiyle çektiği her karede görünen korkunç ve kötü bir köpekle yaşadığı ürkütücü mücadele anlatılıyor.

Köşkteki Esrar


Arkadaşı için yerine getireceği basit bir angaryanın onu uluslararası bir cinayet komplosunun tam ortasına düşüreceği Anthony Cade’in aklının ucundan bile geçmezdi.Birileri ne pahasına olursa olsun Herzoslovakya’da monarşinin tekrar kurulmasına engel olmak istiyordu.Tüm bu bilinmezler düğümünü çözmek için güçlerini birleştiren Scotland Yard ve Fransız Emniyeti Sûrete dönüp dolaşıp aynı noktada kilitleniyorlardı… Ta ki Bacalar Köşkü’nde işlenen cinayet, bilinmezler düğümünün çözülmesini sağlayan ipucunu verene kadar

Kayıp Sembol

Dan Brown; Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar’dan sonra Kayıp Sembol’de insanlığın yüzyıllardır beklediği bir gerçeğin peşinde… Harvard Simgebilim Profesörü Robert Langdon, Kongre Binası’nda konferans vermesi için yakın bir arkadaşından davet alır. Ancak, Washington’a varır varmaz oldukça garip bir durumla karşı karşıya kalan profesör, kendini korkunç bir oyunun ortasında bulur. Kongre Binası’na bırakılmış olan bir sembolün -yakın arkadaşı Peter Solomon’ın kesik eli- varlığını haber veren bir telefon, Langdon’ı hiç de yabancısı olmadığı bir dünyaya davet etmektedir. Antikçağlarda kullanılan bu sembolik çağrı, daveti alan kişiyi ezoterik bilgeliğin hüküm sürdüğü, çok eskilerde kalmış kayıp bir dünyaya sürükleyecektir. Sonu belli olmayan bu mistik daveti arkadaşını kurtarmak için kabul eden Langdon, bir anda masonik sırların, saklı kalmış tarihin ve o güne dek görmediği yerlerin gizli dünyasında inanılmaz bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Artık cevaplanması gereken sorular vardır: İnsanlığın Altın Çağı, açılmaması gereken bir kapının aralığından sırlarıyla birlikte yok mu olacak, yoksa hikmetin ışığında tüm soruların cevapları mı bulunacaktır?…

Hayvan Mezarlığı Gecenin Pençesi

Bu eseri beyazperdeye de aktarıldı. Film, bütün dünyada yankılar yaratmaya devam ediyor.Dr. Louis Creed ve ailesi eski kızılderili mezarlığındaki ruhların gazabına uğramışlardı…Bunun elbette nedenleri olmalıydı!…Stephen King okurlarını, doğaüstü olaylarla bezenmiş heyecanların doruğuna götürüyor.

0 0 0 0 0 0
  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki içerik:

Yapay Zeka Nedir ? Yararları ve Zararları Nelerdir ?

Makale gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 478